Enver Paşa'nın mezarı nerede ?

YeFu

Global Mod
Global Mod
Enver Paşa’nın Mezarı Nerede?

Enver Paşa’nın mezarının nerede olduğunu merak edenler için konu, yalnızca bir tarihî şahsiyetin son istirahatgâhını öğrenmekten ibaret değil. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemini, Birinci Dünya Savaşı’nı, Türkistan’daki bağımsızlık mücadelelerini ve Türkiye’nin yakın tarihle kurduğu ilişkiyi anlamak açısından da önemli bir başlangıç noktası. Üstelik Enver Paşa’nın hayatı, İstanbul’dan Orta Asya’ya uzanan ve savaş meydanında sona eren sıra dışı bir yolculuğu kapsıyor.

Enver Paşa’nın mezarı İstanbul’da, Şişli’de bulunan Abide-i Hürriyet Tepesi’ndedir. Mezarı, 4 Ağustos 1922’de bugünkü Tacikistan sınırları içinde kalan Belcivan yakınlarında, Çegan Tepesi civarında öldürülen Enver Paşa’nın naaşının yıllar sonra Türkiye’ye getirilmesiyle bugünkü konumuna kavuşmuştur. Naaşı 1996 yılında Türkiye’ye nakledilmiş, 4 Ağustos 1996’da İstanbul’da düzenlenen törenle Abide-i Hürriyet Şehitliği’ne defnedilmiştir.

Bu bilgiyi ilginç kılan nokta, Enver Paşa’nın hayatının son bulduğu yerle bugün ziyaret edilebilen mezarının birbirinden binlerce kilometre uzakta olmasıdır. Gelin, mezarın konumunu, tarihî arka planını ve bu naklin neden önemli olduğunu birlikte inceleyelim.

1. Enver Paşa’nın Mezarı Tam Olarak Nerede?

Enver Paşa’nın mezarı, İstanbul’un Şişli ilçesinde bulunan Abide-i Hürriyet Şehitliği içerisindedir. Burası, Osmanlı tarihinin son döneminde önemli rol oynamış bazı askerî ve siyasi isimlerin de mezarlarının bulunduğu tarihî bir alandır.

Olcay Kılavuz 🇹🇷 (@OlcayKilavuz) on X

Enver Paşa Anıt Mezarı • Konumu, Fotoğrafları ve Hakkındaki Bilgiler • Kültür Envanteri

Quartiers d’Istanbul : l’arrondissement de Şişli

6

Mezarı ziyaret etmek isteyenler için en pratik başlangıç noktası Şişli'deki Abide-i Hürriyet Anıtı'dır. Şişli Camii ve Şişli-Mecidiyeköy çevresi de bölgeye ulaşım açısından bilinen referans noktalarıdır. Ancak ziyaret öncesinde mezarlığın giriş ve ziyaret koşullarını kontrol etmek faydalı olur.

Abide-i Hürriyet, yalnızca Enver Paşa'nın mezarından ibaret değildir. II. Meşrutiyet dönemiyle ve Osmanlı'daki siyasi dönüşümlerle bağlantılı bir anıt alanıdır. Enver Paşa'nın yanı sıra Talat Paşa gibi İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin önde gelen isimleri de burada bulunmaktadır. Bu nedenle alanı ziyaret etmek, tek bir kişinin hayatını incelemenin ötesinde, bir dönemin siyasi ilişkilerini ve hafızasını anlamak için de fırsat sunar.

Kaynak: Türk Tarih Kurumu çevresindeki akademik literatür ve Atatürk Ansiklopedisi'nin Enver Paşa biyografisi, Paşa'nın hayatının son dönemini ve ölüm yerini ayrıntılı biçimde ele almaktadır. Türkiye'ye nakil sürecine ilişkin ayrıntılar ise 1996 tarihli gazete arşivlerinde ve akademik çalışmalarda yer alır. Atatürk Ansiklopedisi+2

2. Enver Paşa Nerede Öldü? İstanbul'daki Mezarına Nasıl Geldi?

Enver Paşa'nın mezarının bugünkü yerini anlamak için 1922 yılına dönmek gerekir.

Enver Paşa, Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'ndaki önemli yöneticilerinden biriydi. Harbiye nazırlığı ve başkumandan vekilliği görevlerinde bulunmuş, İttihat ve Terakki yönetiminin en etkili isimlerinden biri olmuştu. Savaşın ardından Osmanlı Devleti'nin yenilmesi ve siyasi düzenin değişmesiyle birlikte ülke dışına çıktı.

Avrupa'da ve Sovyet Rusya'da bulunduğu dönemin ardından Orta Asya'ya yöneldi. Buradaki temel hedeflerinden biri, Bolşevik yönetimine karşı mücadele eden ve farklı yerel grupları içeren Basmacı hareketiyle birlikte hareket etmekti.

Atatürk Ansiklopedisi'ndeki biyografiye göre Enver Paşa, 4 Ağustos 1922'de bugünkü Tacikistan sınırları içerisindeki Belcivan bölgesinde, Abıderya köyü yakınlarında bulunan Çegan Tepesi civarında Bolşevik kuvvetleriyle çatışırken öldürüldü. İlk olarak burada toprağa verildi. Atatürk Ansiklopedisi+1

#enverpaşa | Mustafa Işık | 36 yorum

Günahıyla Sevabıyla: Bir Osmanlı Subayı Olarak Enver Paşa ve Faaliyetleri - Onedio

mindtrip

5

Burada önemli bir ayrıntı var: Enver Paşa'nın bugünkü mezarı ile ilk defnedildiği yer aynı değildir. İlk mezarı Orta Asya'daydı; İstanbul'daki mezarı ise 1996 yılında gerçekleştirilen naklin sonucudur.

Bu değişiklik, yalnızca bir cenazenin coğrafi olarak taşınması anlamına gelmez. Aynı zamanda tarihî kişiliklerin ölümünden sonra ülkelerinin siyasi ve kültürel hafızasında nasıl yeniden konumlandırılabildiğini gösterir.

3. Enver Paşa'nın Naaşı Türkiye'ye Ne Zaman Getirildi?

Enver Paşa'nın naaşının Türkiye'ye getirilmesi, 1990'lı yıllarda gündeme gelen önemli tarihî gelişmelerden biriydi.

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in Eylül 1995'te Tacikistan'a yaptığı ziyaret sırasında konunun gündeme geldiği, sonraki temasların ardından naaşın nakli için hazırlıkların yapıldığı aktarılmaktadır. 1996 yılında Tacikistan'da gerçekleştirilen incelemelerin ardından naaş Türkiye'ye getirildi.

Habertürk'ün yayımladığı biyografik anlatımda, mezarın 30 Temmuz 1996'da uzmanlardan oluşan bir heyet tarafından açıldığı ve kimlik tespitinde diş yapısından yararlanıldığı belirtilir. Naaş 3 Ağustos 1996'da İstanbul'a ulaştı. Habertürk+1

Bu sürecin tarihlerini değerlendirirken küçük bir kaynak farklılığına dikkat etmek gerekiyor. Akademik çalışmalarda ve bazı haberlerde defin töreni 4 Ağustos 1996 olarak verilirken, bazı gazete yazılarında 5 Ağustos tarihi geçmektedir. Bu nedenle naaşın 3 Ağustos'ta İstanbul'a getirildiği bilgisi ile defin töreninin tarihini birbirinden ayırmak önemlidir. Törenin 4 Ağustos'ta yapıldığını aktaran kaynaklar, Enver Paşa'nın ölümünün 74. yıl dönümüne de işaret eder. Habertürk+3

Rakamlarla ifade edersek:

- 1922: Enver Paşa'nın Tacikistan'da öldüğü yıl.

- 74 yıl: Ölümü ile naaşının Türkiye'ye getirildiği 1996 yılı arasındaki süre.

- 1996: Naaşının İstanbul'a nakledilip Abide-i Hürriyet Şehitliği'ne defnedildiği yıl.

Bu 74 yıllık aralık, tarihî hafızanın zaman içinde nasıl değişebildiğini anlamak bakımından dikkat çekicidir. Bir dönemde ülkesinden uzakta ölen bir siyasi ve askerî figürün naaşının onlarca yıl sonra Türkiye'ye getirilmesi, onun tarih içindeki yerinin yeniden tartışılmasına da zemin hazırlamıştır.

4. Enver Paşa Neden Abide-i Hürriyet'e Defnedildi?

Bu sorunun yanıtı, Abide-i Hürriyet'in tarihî kimliğinde saklıdır.

Abide-i Hürriyet, 31 Mart Vakası ve II. Meşrutiyet dönemiyle bağlantılı olayların anısına oluşturulmuş bir anıt alanıdır. Zamanla Osmanlı'nın son döneminde rol oynamış bazı siyasi ve askerî isimlerin mezarlarını da barındıran bir yer hâline gelmiştir.

Enver Paşa'nın buraya defnedilmesi, onu İttihat ve Terakki çevresindeki tarihî kişilerle aynı anma mekânında buluşturmuştur. Talat Paşa'nın mezarının da burada bulunması, bu tarihî bağın en görünür örneklerinden biridir. Marmara Katalogu+1

Ancak aynı yerde bulunmaları, bu kişilerin tarih boyunca aynı biçimde değerlendirildiği anlamına gelmez. Osmanlı'nın son dönemindeki siyasi kararlar, Birinci Dünya Savaşı'nın sonuçları ve savaş yıllarında yaşanan ağır insani kayıplar, bu isimler hakkındaki değerlendirmelerin farklılaşmasına neden olmuştur.

Bu noktada mezarlık, yalnızca bir defin alanı olarak değil, tarih yazımının ve toplumsal hafızanın kesiştiği bir mekân olarak düşünülebilir.

Bir ziyaretçi buraya aile tarihini öğrenmek amacıyla gelebilir. Bir tarih öğrencisi, İttihat ve Terakki dönemini araştırmak için alanı inceleyebilir. Başka bir ziyaretçi ise Osmanlı'nın son yıllarını şekillendiren kararların sonuçlarını düşünmek isteyebilir. Aynı mekân, farklı insanlara farklı sorular sordurabilir.

Bence bu çeşitlilik, tarihî mekânların en önemli özelliklerinden biridir: İnsanları tek bir yargıda buluşturmaktan çok, geçmişi daha ayrıntılı incelemeye teşvik eder.
 
Üst